Ortadaki gerçek, gerçeğin gerçekten geri döndüğü.
Mitoloji, mistizm, kadim bilgi ne dersek
diyelim eskiden gelen her şey hep ilgimi çekmiştir. İnsani eklentilerle
abartılmış yönlerinin olduğu kesin olsa da bunların içinde hep bir
gizemin olduğuna inanmışımdır. “Kadim bilgi” belki de cazip gelmiştir.
Hz. Adem’den bu yana bir takım gerçeklerin insanla birlikte karışarak
garip bir forma dönüştüğünü düşünürüm. Az ya da çok içindeki gerçekliğin
fark edilebilmesinin ise birçok kapının açılmasına araç olacağına
inanırım.
En son kehanetlerden biri de 2012 malum
olduğu üzere. Birçok şey söyleniyor, kimileri fiziksel felaketler süreci
bekliyor. Fiziksel bir yok oluştan bahsediyor. Kimileri daha farklı
şeyler bekliyor.
Bense daha sosyal bir yok oluş
bekliyorum açıkçası. Zaten dünyadaki gelişmeler de bunun ipuçlarını
veriyor gibi. Kapitalizm finansal boyutuyla geri döndürülemez bir çöküş
içinde. Kapitalist mantığın bu dünyaya getirdiği en önemli bela, insanın
temel güç noktası olarak kendini görmesi. İnsandan başka güç tanımayan
bir sistem. Karşısında ne var? Yok saydığı ne? Belki cevap çok keskin ve
iddialı ama bence Tanrıyı yok saymaya çalışıyor. Din kavramını bireysel
bir ritüele indirgeyerek Tanrıyı küçük insan bünyesine hapsetmeye
çalışıyor. Ama beceremiyor? Hatta ve hatta komik duruma düşüyor.
Tüm dinlerin temel ilkelerine
baktığınızda insan ve tanrı arasındaki kulluk ilişkisinin ötesinde çok
ciddi bir boyutta beraber yaşamaya ilişkin kurallar vaaz edildiğini
görürsünüz. Açıkçası Tanrı diyor ki “Sizi ben yarattım, ne halt
olduğunuzu biliyorum, bu yüzden şunlara şunlara dikkat edin, yoksa
birbirinizi yersiniz.” Tabi ki haklı çıkıyor sonuç itibarıyla. Birileri
ne kadar “Biz başımızın çaresine bakarız” demeye getirse de komiklikten
ve trajediden başka bir şey çıkmıyor ortaya.
Dedik ya finans boyutu çöktü diye,
şimdide bu anlayış sistemi çöküş içinde. Kapitalizm sosyopsikolojik
olarak çöküyor. Bu çöküşte batan şirketler görmeyeceğiz. Ama batan
bireyler göreceğiz. Çöken asil aileler göreceğiz. İnanç sistemlerini
kaybetmiş ve yanıldığını anladığında geri dönülemez noktada olduğunu
fark eden ve daha da çöken insancıklar göreceğiz.
Bireyi var etmekten çok toplumu var
etmeyi ve toplumun bireyi korumasını sağlayan bir anlayış geliyor. Her
şeye gücünün yetmeyeceğini, düzenini birilerini ezme üzerine kurarsa bir
gün kendisin de ezileceğini gören insanların düzeni. Tüm bunları
yaparken bir gün bana da yaparlar korusundan öte, olması gerekenin bu
olduğuna inanmış insanların düzeni. Hani hep deriz ya çocuklara
öğretilecek şey Allah korkusu değil, Allah sevgisidir diye. Öyle bir şey
işte. İnsanı seven ve insanlığı ön plana çıkaran insanların düzeni. Tüm
dünyada kendini gösteren muhafazakarlaşma da bunun işaretçisi bir
ölçüde. Bunu suistimal etmeye çalışan kitlelerin varlığı da yadsınamaz
bir gerçek. Ama daha yadsınamaz bir gerçek şu ki hakikat bir gün mutlaka
gelir ve koltuğa oturur. Avesta böyle der sonunda.
2012 bir çağın sonu, foton çağının
başlangıcı. Artık kim nasıl algılarsa algılasın. Ortadaki gerçek,
gerçeğin gerçekten geri döndüğü.

0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa